Doğum kontrol hapı

HAMİLELİKTE (GEBELİKTE) BEBEĞİN TAHMİNİ KİLOSUNUN ÖLÇÜLMESİ (TFA)

Hamilelikte ultrason yöntemi ile bebeğin tahmini olarak ağırlığı hesaplanabilmektedir. Burada yapılan gerçek br ağırlık ölçümü değildir, ultrason cihazı veya başka bir cihazla bebeğin ağırlığını tartı gibi gerçek anlamda ölçmek mümkün değildir. Ancak ultrasonda bebeğin kafa çapı (BPD), bacak boyu (FL), karın çevresi (AC) gibi ölçümlerden faydalanarak kilo tahmini yapılabilmektedir. Bu tahmini ultrason cihazında yüklü olan bilgisayar programı otomatik olarak yapmaktadır. Buna tahmini fetal ağırlık denir, TFA (ingilizce EFW) olarak kısaltılır. Ultrafonografi sonuç raporlarında genellikle EFW Hadlock gibi isimlerle belirtilir. Ultason yöntemi ile geliştirilen yöntemlerin ve diğer yöntemlerin belirli bir oranda yanılma payı vardır, her zaman tam ve doğru sonuç vermezler, bebeğin pozisyonu, amniyon suyu miktarı, doğumun başlamış olması, bebeğin doğum kanalına girmiş olması gibi çeşitli faktörlerden etkilenir sonuçlar. Ayrıca her ırkın ve ülkenin bebekleri farklı fiziksek özellikler gösterdiğinden bir ülkede iyi sonuç veren formül başka ülkelerde başarısız sonuçlar verebilir, bu nedenle her ülke kendisinde başarılı sonuç veren formülleri ultrason cihazlarında kullanmalıdır.

Fundus-pubis ölçümü ile bebeğin tahmini ağırlığının belirlenmesi:
Ultrason dışında klinik muayene ile de anne karnının büyüklüğünden faydalanılarak bebeğin ağırlığını tahmin etmek mümkündür. Fundus denilen bölge anne rahminin en üst noktasıdır. Pubis denilen bölgede çatı kemiğinin önde üst kısmıdır, başka bir tarifle önde pubik kılların en üst noktasıdır. Fundus ve pubis denilen bu iki nokta arasındaki mesafenin yumuşak eğilebilir bir mezura ile ölçülmesi sonrasında elde edilen değer ve bazı formüller yardımıyla bebeğin tahmini ağırlığı hesaplanabilmektedir.
Örnek bir fürmül: TFA = FBÖ (cm) x AKÇ (cm)
Bu fomülde FBÖ: fundus pubis ölçümü, AKÇ: Annenin göbek etrafından ölçülen karın çevresi, bu ikisinin çarpılması bebeğin tahmini ağırlığını vermektedir.
Mezura ile anne karnının ölçülmesi sayesinde hiçbir cihaza ihtiyaç duyulmadan bu kolay yolla ağırlık hesaplaması bazı araştırmalarda ultrason kadar başarılı bulunmuştur. (Kaynak) Günümüzde ultrason cihazlarının çok yaygınlaşması nedeniyle fundus-pubis mezura ölçümü ancak doktor ve ultrason bulunmayan, ebeler tarafından yapılan tarama muayenelerinde v.b kullanılmaktadır, günümüzde hala değerli bir ölçüm metodudur.

Hidrosefaliye sebep olabilecek bir enfeksiyonun gebelik

Sisterna magna beynin arka bölümünde bulunan serebellum (beyincik) ve medulla oblangata denen yapılar arasındaki sıvı dolu oluşumdur. Ultrason değerlendirmesinede bu bölgenin genişliğinin 10 mm’den geniş ölçülmesine mega (büyük) sisterna magna denir.

Tek başına olabileceği gibi eşlik eden başka anomalilerle birlikte de bulunabilir. Kromozomal anomeli eşlik edebilir. Tek başına mega sisterna magna genellikle problem yaratmaz ve klinik önemi yoktur, sık rastlanan bir durumdur (%1). Gebelik boyunca boyutlarının takip edilmesi gerekir. Ancak eşlik eden diğer anomaliler varsa ve kromozomal anomali varsa prognoz kötü olabilir.

Ventrikülomegali veya hidrosefali tanısı

BEYİN İÇRİSİNDE VENTRİKÜLLERDE GENİŞLEME
Beyin omurilik sıvısı (BOS) diğer adıyla serebro spinal sıvı beyin içerisinde sürekli olarak oluşturulan ve beyinin korunmasında, ihtiyaçlarının ve atıklarının taşınmasında görev alan bir sıvıdır. BOS beyinde büyük oranda koroid plexus denilen bölgede üretilir. Beyin omurilik sıvısı beyin içinde yerleşmiş odacıklarda (ventrikül) ve yollarda, ayrıca omurilik ve beynin dış yüzünde dolaşır. Ventrikülomegali bu ventriküllerin genişlemesi anlamında kullanılan bir terimdir.

Beyindeki lateral ventriküllerin ölçümü (atriyum hizasında) normalde 10 mm altında olmalıdır, 10 mm veya üzerinde olmasına ventrikülomegali denir. 10-15 mm arasında olursa hafif ventrikülomegali denir. Bu genişleme bir yerdeki tıkanıklık veya gelişimsel bozukluktan kaynaklanır. Bu genişleme artmış basınçla birlikte ise buna hidrosefali (beyinin su dolu olması) denir. Doğumdan önceki testlerde bu basınç artışının olup olmadığı anlaşılamayacağı için bu iki terim genellikle aynı anlamda kullanılırlar. Hafif ventrikülomegali 1000 gebelikte 2-20 oranında görülürken, hidrosefali 1000 gebelikte 1-3 oranında görülür.

Ventrikülomegali veya hidrosefali gebelikte yapılan ultrasonla genellikle tanınabilir. MR (magnetik rezonans) tanıya yardımcı olabilir. Sebep genellikle aquduktus kanalındaki doğumsal darlığa bağlıdır. Bu darlık bazen de CMV ya da toksoplazma gibi enfeksiyonlara veya kafa içerisindeki bir kitleye veya kafa içi kanamaya bağlı olabilir.

Ventrikülomegalinin 15 mm’den büyük olduğu durumlarda genellikle başlangıçta ultrasonda izole izlense de yani başka anomaliler görülmese de daha sonra diğer bazı anomalilerin eşlik etiği görülür. (Nöral tüp defekti, Arnold-Chiari malformasyonu, corpus callosum agenezisi, araknoid kist, Dandy-Walker sendromu gibi…)

Gebeliğin takibi:
Ventrikülomegali veya hidrosefali tanısı konulduğunda amniyosentez ile fetusun kromozomal incelemesi, ekokardiyografi ve ultrasonla detaylı anomali taraması mutlaka yapılmalıdır. Ultrasonografide ventrikülomegaliye eşlik eden başka anomalilerin olup olmadığı araştırılmalıdır. Amniosentez hafif ventrikülomegalilerde bile yapılması önerilir ve eşlik eden kromozomal genetik anormallik var mı araştırılır. Amniosentezde eşlik eden nöral tüp defekti varmı (AFP, asetilkolinesteraz ile) araştırılabilir, ayrıca enfeksiyon etkenleri de araştırılabilir.

Hidrosefaliye sebep olabilecek bir enfeksiyonun gebelik sırasında geçirilip geçirilmediği sorgulanmalıdır. Toxoplazma, CMV, su çiçeği, kızamıkçık, HSV gibi…